11.12.2017 18:02
Reflü hastalığı kimlerde görülür? | Reflünün belirtileri, tanısı ve tedavisi

Reflü hastalığı kimlerde ve hangi durumlarda görülür? Reflü hastalığı bazı durumlarda ciddiye alınması gereken ve takip edilmesi gereken bir hastalıktır.Reflü, toplumdaki sıklığı tespit edilememekle birlikte haftada 1 kez reflü sorunu yaşayan kişiler üzerinden değerlendirildiğinde, toplumun yaklaşık %20’sinde görülen bir sağlık problemidir. Avrupa’da görülme sıklığı %5-27 arasında değişmektedir. Reflü oluşumunda, erkek ve kadın arasında belirgin bir farklılık da bulunmamaktadır. Reflünün belirtileri, tanısı ve tedavisi nasıldır? Reflü hastalığı ile ilgili tüm detaylar haberimizde...

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) mide içeriğinin, özofagusa geri kaçması sonucunda oluşutuğunu belirten Opr. Dr. Mehmet Mustafa Altıntaş belirtileri şu şekilde sıraladı; göğüs arkasında yanma hissi (Heartburn), ve bu his sırta ve boğaza yayılabilir. Reflü hastalarındaki bu yanma yemeklerden 30 dakika sonra başlar, egzersiz ve öne eğilmekle artar. Ayrıca aşırı geğirme, hazımsızlık, uzun süreli öksürük, kusma, geceleri boğulma hissi, sırt ağrısı, ağza acı ve ekşi suların gelmesi, ağza kötü kokular gelmesi, diş çürükleri, kronik farenjit, boğazda yanma hissi ve ses kısıklığı gibi belirtilerle kendini gösterir.

Reflü belirtileri nelerdir?

Reflünün en önemli belirtisi göğüste yukarıya doğru yayılan yanmadır. Yanma midede, boğazda veya boyunda hissedilebilir. Özellikle alkol, turşu, çikolata, ekşi, acı ve baharatlı yiyecekler yanmayı şiddetlendiren besinlerin başında gelmektedir. Bazı insanlar bu yanmayı midesinde, boyunda, omuzlarda ya da hatta sırtta ve kolda dahi hissedebilir. Kalp ağrısından bazen ayırt edilemez. Genellikle bu nedenle doktora başvururlar.

En önemli Reflü Belirtileri şunlardır:

Geçmeyen gıcık öksürük
Yutma güçlüğü, yutakta takılma duygusu 
Karında şişkinlik, geğirti
Hıçkırık
Ağız kokusu
Ses kısıklığı
Ses tellerinde polip veya nodül
Ağıza acı ekşi sıvı gelmesi
Tedavi edilemeyen larenjit ve farenjit gibi boğaz enfeksiyonları
Boğazda dolgunluk ve gıcık hissi
Sık sık boğaz temizleme ihtiyacı
Tedaviye iyi yanıt vermeyen astım tekrarlayan astım nöbetleri
Tekrarlayan zatürre
Uykuda kısa süreli soluk durmaları 

Reflü hangi seviyede olursa normaldir? Hangi seviyede ise hastalık belirtisidir?

Fizyolojik reflü dediğimiz sağlıklı kişilerde de mide içeriğinde özofagus reflüsü olabilmektedir. Yapılan çalışmalarda, 24 saatlik özofagus pH monitörizasyonu (asit reflüsünü gösteren test) ile normalde de gastroözofageal reflü periyodları olduğu ancak bu reflünün total sürenin %4’ünden daha kısa süreli devam ettiği bulunmuştur. Bu durumun herhangi bir semptoma yada özofagus mukoza hasarına neden olmadığı gösterilmiştir. Sağlıklı kişilerde özellikle yemek sonrası ortaya çıkan fizyolojik sınırlardaki bu reflü, normal olarak kabul edilir.

Reflü tedavisi nasıl yapılıyor? Ne kadar sürüyor?

Gastroözofageal Reflü Hastalığı, özofagusta ve özofagus dışında oluşturduğu sorunlarla yaşam konforunu önemli ölçüde azaltır. Bu nedenle tedavi başlıca semptomların giderilmesi ve komplikasyon gelişiminin önlenmesi amacına yöneliktir. Öncelikle yaşam biçimini düzenleyen ilaç dışı tedaviler medikal tedaviye ek olarak uygulanır.

Hastanın yatağının baş tarafını yükseltmesi veya yüksek yastıkla yatması mide içeriğinin, yer çekim etkisiyle özofagusa kaçmasına engel olur. Kilo kaybı ile ideal kiloya inilmesi reflünün azalmasını sağlamaktadır. İçiliyorsa sigaranın bırakılması, yağlı yemeklerden kaçınılması, çay ve kahvenin aşırı derece tüketilmemesi, alınıyorsa alkolün kesilmesi, çikolata, biberli ve baharatlı gıdalar, portakal, limon gibi besinler ve kola gibi gazlı içeceklerin tüketilmemesi gerekmektedir. Yemeklerden en az 3 saat sonra yatılması önerilmektedir. Hastaların karın içi basıncını artıran korse, sıkı kemer takmak ve öne doğru eğilerek ıkınmak da reflüyü artırmaktadır. Her türlü stres mide ile ilgili sıkıntıları artırmaktadır. Aspirin ve diğer ağrı kesici ilaçlar gibi mukozaya zarar veren ilaçlar ile teofilin, antikolinerjikler ve kalsiyum antagonistleri gibi alt özofagus sfinkter basıncını azaltan ilaçlar tedavi esnasında kullanılmamalıdır.

Reflü ilaç tedavisi

Reflü ilaç tedavisi:  Semptomların olduğu dönemde kullanılacak asit giderici (antiasit) ilaçlar, H2 blokerleri ve proton pompası inhibitörleri ile mide asit seviyesini düşürerek etki göstermektedir. Tekrarlayan göğüs arkası yanmaları, yaşam düzenleyici tedbirlere rağmen semptomları geçmeyen, kısa süreli tedaviye rağmen sık nükseden hastalarda uzun süreli tedavi gerekmektedir.

Gastroözofageal Reflü hastalarının ancak % 30’u ömür boyu ilaç içmek zorunda kalır. Sürekli ilaç kullanmanın yan etkileri ve maliyet problemleri düşünüldüğünde, bu hasta grubunda kalıcı tedavi sağlayan laparoskopik reflü cerrahisi tek alternatif olarak kabul görmektedir. Günümüzde laparoskopik cerrahi ile başarı oranı % 90’ın üzerindedir.

Reflü cerrahi tedavi

Reflü cerrahi tedavi: Mide fıtığı veya reflü hastalığında ameliyat; sürekli ilaç içmek zorunda kalan, ilacı kestiğinde semptomları tekrarlayan, ilaca rağmen özofagustaki yaraları geçmeyen ya da ilaç kesildikten hemen sonra tekrar yaralar açılan, özofagus yüzeyinde ileri derecede hücresel değişiklik (Baret  özofagusu) gösteren kişilere ve özellikle de genç yaş grubundaki hastalara önerilir.

Reflü problemi yaşandığı dönemler için ofis çalışanlarına yönelik pratik önerilerileriniz nelerdir?

Bu semptomları yaşayan ofis çalışanları öncelikle içiliyorsa sigara ve çok fazla kahve tüketiminden uzak durmalı ve iş ortamının stresini en aza indirecek tedbirler alarak korunabilirler. Yemek öğünleri az ve sık olmalıdır. Öğle arasında acı, baharatlı, yağlı, kızartma, gazlı içecekler, çikolata, nane, limon gibi besinleri uzak durulmalı. Çalışma ortamında, reflü gelişince antiasit ve mide ilaçlarını kullanmaları semptomları geçirebilir. Özellikle reflü geliştiğinde antiasitler çok hızlı bir şekilde rahatlama sağlar. Bu tip şikayetleri olan kişilerin hekim kontrolünden geçmeleri ve uygun tedavi modellerini almaları gerekmektedir.

YORUMLAR