21.10.2014 10:40
İşte Ebola ve MERS gibi hastalıkların en önemli belirtisi

Uzmanlar bütün bulaşıcı hastalıklarda ortak özellik olan yüksek ateşe dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor

Bir süredir dünyayı tehdit eden Ebola ve MERS (Middle East respiratory syndrome)'un ilk ortaya çıkan ve önemli belirtisi olan yüksek ateşin ciddiye alınması gerektiği bildirildi. 16. Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'nde konu ile ilgili bilgi veren Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal, özellikle grip tablosu gibi ortaya çıkan MERS virüsünün Arap Yarımadası'nda yaygın olduğunu belirterek, hacdan dönenlerin daha uyanık olması gerektiğini vurguladı. MERS virüsü bulaştıktan sonra 2 ya da 3 hafta içinde belirtilerinin ortaya çıktığını söyleyen Prof. Dr. Ünal, “Özellikle hacca gidip döndükten sonra 15 gün içinde ateşi çıkan her kişi (MERS) için şüpheli vakadır” dedi.
TOKALAŞMAYIN, SARILMAYIN
MERS'in halsizlik, bitkinlik, hapşırık, ateş ve burun akıntısı ile başladığını, arkasından bilinen zatürre tablosuna döndüğünü söyleyen Prof. Dr. Ünal, “ Öksürük şiddetlenir, hafif bir balgam ilave olur ve solunum yetmezliği, akciğer yetmezliği ile ölüme yol açar. Bu virüsün yol açtığı hastalıkta ölüm oranı %35-%40'a çıkmaktadır. MERS de grip gibi solunum yolu ile bulaşır. Hastalığa yönelik özel bir tedavi yoktur. Erken dönemde teşhis edildiğinde, hasta yoğun bakım tedavisine alınır. Hastalıktan korunmak için tokalaşma, öpüşüp sarılma gibi davranışlardan uzak durmak, sık sık elleri yıkamak gereklidir” dedi.
EBOLA HIZLA YAYILIYOR
Ebolanın dünyada yayılmaya devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Serhat Ünal, “Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre Batı Afrika'da mart ayında baş gösteren Ebola salgını yüzünden bugüne kadar 8.000'i aşkın vakadan yaklaşık 4.000 kişi hayatını kaybetti” dedi. Ebolanın da en önemli belirtisinin yüksek ateş olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ünal, “Ebola virüsü insanlarda, kanamalı ateş tablosuna yol açar. Bu açıdan belirtiler ülkemizde de görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) tablosuna benzer. Hastaların vücut sıcaklıkları 38,6 dereceyi geçer. Halsizlik, şiddetli baş ağrısı, kas ağrısı, ishal, kusma ve karın ağrısı sıklıkla tabloya eklenir. Hastalığa yakalananların vücutlarının çeşitli yerlerinden kanamalar ortaya çıkar. Kanamalar ağızdan, makattan, burundan veya kulaktan dışarıya kan sızması şeklinde olabileceği gibi; deri altına yaygın kanama deri altında morarma, etkilenen bölgenin şişmesi şeklinde de gözlenebilir” dedi.
Hastalığın insandan insana direkt temas yoluyla bulaştığını belirten Prof. Dr. Ünal, “Hastalık kan, idrar, ter, sümük, tükürük, salya ve diğer vücut sıvılarıyla bulaşır. Havadan geçmez ancak hasta kişinin vücut sıvılarının sürüldüğü yerler risk oluşturabilir. Hasta kişinin vücuduna herhangi bir şekilde asla dokunmamak gerekir. Günlük hayatta eller sık sık yıkanmalıdır. Hasta kişilere hizmet veren yakınları ve sağlık çalışanları hastalık için risk altındadır. Hastalara hizmet verecek kişilerin biyolojik/kimyasal tehditte kullanılması gereken özel malzemeleri kullanması gerekir. Bu malzemelerin kullanılması da eğitimli personel tarafından yapılmalıdır” diye konuştu.

Kaynak Türkiye Gazetesi

YORUMLAR