20.09.2018 12:43
Gebelikta Plasenta Previa durumu nedir, zararları nelerdir?

Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç, gebelikte meydana gelen Plasenta Previa durumu ile ilgili çok önemli bilgiler verdi. Plasenta Previa durumunun zararları nelerdir, nasıl müdahale edilir, işte detaylar...

Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç, çok düşük yapan veya çok sayıda doğum yapmış anne adaylarında, çoğul gebelik durumlarında, 35 yaş üstü hamileliklerde, rahim anomalili olan anne adaylarında, rahminde miyom ve kist olanlarda, rahim ameliyatı geçirmiş olanlarda ve sigara kullananlarda görülen “Plasenta Previa”nın hayati riskler doğurabildiğini söyledi. Plasentanın anne karnında rahim içinde oluşan ve bebeğin yaşamının devam etmesini sağlayan hayati ama geçici bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç, gebeliğin ilk haftalarında oluşan plasentanın rahmin üst kısmına yerleşip orada gelişmesine denilen “Plasenta Previa” hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Kılıç, "Spermin yumurtayı döllemesiyle birlikte başlayan gebelik sürecinde 3. haftaya gelindiğinde oluşan embriyodan çıkan uzantıların annenin kan damarlarıyla bağlantı kurarak rahim duvarına tutunup, orada gelişmesiyle oluşur. Gebeliğin ilk haftalarından itibaren oluşup, gelişmeye başlayan plasenta (bebeğin eşi), genellikle rahmin üst kısmına yerleşir ve orada gelişir. Ancak çeşitli sebeplere bağlı olarak zaman zaman plasenta, doğum zamanı gelince bebeğin kanala gireceği yer olan rahim ağzını kısmen veya tamamen kapatır. Bu durum, plasenta previa olarak tanımlanır. Her ne kadar plasentanın rahimin üst kısmında olması gerekse de gebeliğin ilk dönemlerinde aşağıda olması da yaygın olarak karşılaşılan bir durumdur. Böyle olduğunda gebelik haftaları ilerledikçe genişleyen rahimde plasenta hareket ederek üst kısma konumlanır ve rahim ağzından uzaklaşır. Bu nedenle Plasenta Previa tanısı genellikle gebeliğin 25. haftada netlik kazanır" dedi. 

Plasenta Previa kimlerde görülür, belirtileri nelerdir? 
Prof. Dr. Kılıç, yapılan araştırmalara göre Plasenta Previa’nın çok düşük yapan veya çok sayıda doğum yapmış olan anne adaylarında, çoğul gebelik durumlarında, 35 yaş üstü hamileliklerde, rahim anomalili olan anne adaylarında, rahminde miyomları/kistleri olanlarda, rahim ameliyatı geçirmiş olanlarda ve sigara kullananlarda daha çok görüldüğünü söyledi. Prof. Dr. Sevtap Hamdemir Kılıç, genellikle 25. haftadan sonra yapılan ultrason muayenelerinde bu durumun varlığının netlik kazandığını belirterek, "Kanama durduk yerde başlayabileceği gibi cinsel ilişki sonrasında ya da doktorun yaptığı vajinal muayene sonunda başlayabilir. Bu kanamaların nedeni, plasentaya ait kan damarlarının açılmasıdır. Kanama, çok şiddetli ve durmayacak şekilde ise hangi gebelik haftasında olursa olsun acil olarak sezaryen doğum başlatılır. Plasenta Previa durumu söz konusu olduğunda doğum için gebelik haftası çok önemlidir. Eğer tahmini doğum tarihine daha varsa ve kanama çok değilse anne adayı cinsel ilişkiye girilmeyecek şekilde evde yatak istirahati ile ya da yoğun bakım ünitesi olan bir hastanede gözlem altında tutularak, bebeğin gelişimini tamamlaması beklenebilir. Ancak 36. haftadan sonra söz konusu durum mevcutsa bebeğin artık gelişmiş olduğu düşünülerek doğum gerçekleştirilebilir" diye konuştu. 

Anne ve bebek için riskler 
Plasenta Previa'nın anne adayında kanamaya bağlı olarak hayati riskler doğurabilen bir gebelik durumu olduğunu bildiren Prof. Dr. Kılıç, "Aşırı ve ani kanamalar anne adayını şoka sokabilir. Bu durumda yoğun şekilde kan ve kan ürünleri transfüzyonu gereksinimi doğabilir. Kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu sonrasında da bir takım olumsuz komplikasyonlar görülebilir. Bebek hayatını tehdit eden en önemli risk ise yine kanama ve bebeğin anemik (kansız) kalmasıdır. Bebek normalde bir fetus rahim içinde en sık olarak 'baş aşağı pozisyonda' durur. Ancak Plasenta Previa'da doğum kanalının önünü plasenta kapattığı için bebek makat aşağı, transvers (yan), oblik (çapraz) şekillerde durabilir. Plasenta Previa nedeni ile doğumun erken olması durumunda ise prematürite (erken doğuma bağlı gelişememe) önemli bir risk faktörü olarak karşımıza çıkar"dedi.

YORUMLAR