09.10.2019 22:42
İçişleri Bakanı Soylu: Bu bir savaş değil, terörle mücadele

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu katıldığı televizyon programında Barış Pınarı Harekatı'na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Bakan Soylu'nun açıklamalarından satır başları;

NATO ülkeleri içinde DEAŞ ile mücadele eden başka bir ülke yok.

Zeytin Dalı Harekatı'da gerçekleşirken, bugünkü reaksiyonlar o gün de vardı. "Orada ne işiniz var?" gibi tepkiler o gün de vardı.

Türkiye kararlılığını ortaya koydu.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı'nın bize avantajları ve dezavantajları var. Mühimmat anlamında çok daha iyiyiz. Dezavantajlarımız ise müttefiklerimizin 30 bin TIR'lık bir takviyesi var. 

Kimin kim olduğunu uzun zamandır biliyoruz.

Türkiye'yi bu harekattan vazgeçirmeye yönelik adımlar var. NATO sekreteri çok net bir açıklama yaptı; "Bu meşrudur" dedi.

Her şeyin bir saati var. Çok iyi planlanmış, kendi ölçeği içinde yürüttüğü bir harekatı var. Planlama çok güçlü bir şekilde yapıldı.

PKK, PYD yanında HDP de o kanadın içinde kendine yer buldu. Bu bir savaş değil. Bu bir terörle mücadele. Sınır ötesi harekat. Türkiye teröristlere ait bir kampı yok etmek üzere kendi adına meşru bir harekatın içerisinde. Uluslararası alanda meşru bir harekatın içerisinde

Türkiye'yi karşı karşıya bıraktıkları terör koridoru meselesinde, defalarca söyledik. Güvenli mesele tam da bunu işaret eden bir meseledir.

O bölgenin insanları da yoksullaştırmadık. Olağanüstü adımlar atıldı.

Biz bu haritalarla büyüdük. Türkiye çok güçlü bir akılla bu günlere geldi. Geçmişi tamamen silip atmak doğru değil. Zeytin Dalı'nda mühimmatımız bitecek mi diye endişeliydik. Ambargoluyduk çünkü. 

Biz kasti hiçbir şey yapmıyoruz. Dünyada hiçbir ülke bizim gibi kaçak göçle mücadele edemez. Kendi ülkesindeki insanlara da bu kadar iyi davranamaz.

Bu harekatın temel hedefi, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı ve bizim etrafımızdaki sınırlarımızın ve coğrafyamızın karşı karşıya kaldığı terörü tasfiye etmektir.

Bundan çok kısa bir zaman önce Amerika'nın da aradığı bir El-Kaide'liyi yakaladık. Kimse bilmiyor şu anda.

Türkiye kendi gece görüş kamerasını yapıyor. İnsansız hava aracını yapıyor. Aynı zamanda hem toplarıyla, hem diğer silahlarıyla yakın menzilli füzeleri ile bunu yapabilecek güçte. Niye kendimizle ilgili hep S-400 derdimiz var. Çünkü orada bir açığımız var. 

Biz burada niye daha üstün bir pozisyon ortaya koyamıyoruz? Buna bir formül bulmalıyız. Teknolojiyi en iyi şekilde kullanabilecek düzeyde. Havadan, karadan elde ettiği güç, Orta Doğu coğrafyasındakilerin Türkiye'ye olan güveni... Türkiye'ye artık istihbarat yağıyor. 

Bu coğrafyanın dilini bilen yegane ülke biziz.

Türkiye uzun zamandan sonra bu fırsatı ele geçirdi. 

Bu harekatın amacı; birinci olarak Suriye'nin toprak bütünlüğü. İkinci olarak Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı terörü tasfiye etmek.

Biz kasti hiçbir şey yapmıyoruz. Dünyada hiçbir ülke bizim gibi kaçak göçle mücadele edemez. 

400 bin kaçak göçmen... Bunun yakalanması bir operasyon, geri gönderme merkezine gönderilmesi bir operasyon. Biz de bırakın gitsinler diyebiliriz. Türkiye bu kez tam bir göç yolu olacak. Kimseye kıyak olsun diye yapılan bir şey değil.

4,5 gün önce koştur koştur Türkiye'ye geldiler. 13'te 1'ini geçirdik diye geliyorlar. 'Yunanistan'ın canı can da bizim canımız patlıcan mı?' dedim.

Cumhurbaşkanımızın BM'de gösterdiği belgede var, 2 milyonluk bir alan gerçekleşecek. Bu güvenli bölgeyi oluşturalım. Ondan sonra bu meseleyi halledelim.

Açıklama zorundayız; artık mesela sadece Suriyeli bağlamından çıkmış durumda. 140 bin Afganlı var. 45 bin Afganlı gönderdik.

Dünyanın şunu kabul etmesi gerekiyor. Bu meseleler kaynaklarında çözülmezse, çok daha insanlık dışı manzaralarla karşı karşıya kalacağız.
Meriç'te donan insanlar var.

ABD'nin oradan gelip de bu iklimi çözebilme ihtimali yok.

(ABD izin vermese harekat yine yapılır mıydı sorusu) Türkiye bu iş için gözünü kararttı. Türkiye bunu yapmak zorunda. Biz yapmazsak bizden sonra gelecek nesiller çok daha kötü bir bela ile karşı karşıya kalacak.

Türkiye fetih zihniyetiyle bölgeye girmedi.

Türkiye DEAŞ ile samimi bir mücadele yapıyor. 1500 civarında kendi cezaevlerimizde DEAŞ ve El Kaideli var.

Benim verdiğim bu örgütlere yeni bir isim var: Gezgin terör örgütleri.

Türkiye'nin içinde, Avrupa'da nasıl varsa, Amerika'da nasıl varsa bir takım insanlar olabilir. Ama bizim ağımıza takılmama ihtimalleri yok. DEAŞ, dağa çıkmaya çalışması hiç aklınıza gelir mi? Toroslar'a çıkmaya çalıştı. Ağımıza takıldı, iyi izledik ve çökerttik.

Bu tartışma devam edecek. Bu işi Amerika'dan daha iyi beceririz ama DEAŞ sadece bizim meselemiz değil.

Kamışlı'da bir harekatımız söz konusu değil. PKK tarafından koordine edilmiş ve bu şekilde yansıtmaya çalışılıyor. Bu tip çok mesele ile karşılaşacağız.

AB'nin Türkiyesiz bu meseleden kurtulabilme ihtimalleri yok. 

YORUMLAR