08.01.2019 15:49
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: Bolton'a iki dosya verdim

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın yaptığı açıklamada, ABD ile Suriye konusunda kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdiklerini açıkladı Kalın:"DEAŞ ile mücadele ederken hiç bir sivilin zarar görmemesi için Türkiye üzerine düşeni yapmıştır." dedi.

ABD Başkanı Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton başkanlığındaki Beyaz Saray Heyeti, İsrail’in ardından Türkiye’ye geldi. 

 Beyaz Saray Ulusal Danışmanı John Bolton ve ABD heyeti ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın görüşmesi sona erdi. Görüşme yaklaşık 2 saat 10 dakika sürdü. 

ABD'sen yapılan son dakika açıklamasında, Kalın ile Bolton'un Suriye'den çekilme konusunda verimli bir görüşme gerçekleştirdiği ifade edildi. Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü: "Verimli bir görüşme oldu. Diyalog için daha fazla konu başlığı belirlendi" dedi. 

Türkiye'ye gelen Amerikalı heyette, ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford ve Brett McGurk'ün yerine Küresel Koalisyon Özel Temsilcisi olarak atanan James Jeffrey de bulunuyor.

KALIN'DAN GÖRÜŞME SONRASI İLK AÇIKLAMA

Suriye topraklarının bizim sınırlarımız da dahil olmak üzere tüm terör örgütlerinden temizlenmesi hedefimizdir. Sayın Cumhurbaşkanımızın Trump'a ifade ettiği gibi, DEAŞ'la mücadelede herhangi bir duraklama söz konusu değildir. 

Türkiye'de bulunan Suriyeli mültecilerin yaklaşık 200 bini ülkelerine geri dönmüştür. Bu geri dönüşlerin devam edeceğini öngörüyoruz. 

PKK terör örgütü, PYD/YPG veya uazantıları gibi terör örgütleri Kürt kardeşlerimize karşılaştırılamazlar. Buna da tepki verdik. Yeni fırsat alanları oluşturmalarına izin vermemeliyiz. ABD ile  bu konuda koordine çalışmalıyız. Ancak çekilme süreci, terörden arındırma gibi konular YPG/PYD konularında tavrımız net ancak Trump yönetiminde ayrıma neden oluyor.  

Çekilme süreci ile ilgili Fırat'ın doğusu konusunda ivedilikle aldığımız kararları uygulamamız gerektiğini ABD'li yetkililere söyledik. 

Türkiye'nin gelişimleriyle İdlib'de büyük bir felaket önlendi, devamı konusunda ABD'li mevkidaşlarımızda mutabık kaldık. 

Gerek Astana gerek Cenevre sürecinde hem ABD hem diğer müttefiklerimizle yakın ilişki içerisinde olacağız.

CUMHURBAŞKANIMIZ BOLTON'A SÖZ VERMEDİ

Sayın Cumhurbaşkanımızın Bolton'a teyitli bir randevusu yoktu. Son tahlilde, Bolton'un muhatabı bellidir. Buna gerek duyulmadı. Bunu tepki gibi nitelendirmek doğru olmaz, ama İsrail'de yaptığı açıklamaları doğru bulmadığımızı kendisine de söyledim. Bunu ihtiva eden bir dosyayı da kendisine verdim. Bu bir üslup değil, bakış açısı anlamına da geliyor bir bakıma. Son yapılan açıklamalar üzerine bir kez daha ifade edilmesi gerekiyordu. Irak'ta Saddam zulmünden kaçanları da, Kobani'den de mülteci akımı olduğu zaman bunlar Kürttür gibi ırkçı yaklaşımlarda bulunmadık. Ülkemizde milyonlarca Kürt barış içinde yaşamaktadır. 

Süreçte yavaşlama gibi bir şey söz konusu değil. Bize verilen süre 60-120 gün gibi bir süreydi. Asıl önemli olan buradan çekilirken nasıl bırakılacağı, silahların nasıl geri alınacağı gibi konulardır. 

Bolton'a bir değil iki dosya veredim. Biri Kürt kardeşlerimize yönelik bir dosyaydı. İkincisi ise YPG'nin Suriye'de işledikleri suçlara yönelik suçlara yönelik bir dosyaydı. İnsan hakları ihlali gibi pek çok suçları var. Bu haberlerin hep hasır altı edildiğini gördük, biz de tam tersine bunları dosya halinde sunduk. Bu konuda YPG ve PYD'ye yönelik sürekli bir sessizlik olduğunu görüyoruz, dosyayı sunduk ki kendileri de görsünler. 

Hiç kimse Türkiye'den bir terör örgütüne güvence vermemizi beklemesin. 

Çok detaylı lojistik gerektiren ağır silahlar, kurulmuş merkezler var. Tamamen nötrlenmesi beklentimizdir. Operasyonel detaylar konuşuldukça önümüzdeki günlerde göreceğiz. 

ABD, Irak ve Afganistan'dan çekilirken silahlarla ilgili farklı uygulamalar sergilemişti. Bu çekilme planlarının detaylarını hala çalışıyorlar. Bizimle çalışırken daha da detaylanacağını umuyoruz, bizim tavrımız net. Obama yönetiminden devralınan bu uygulamanın Trump yönetimine de zarar verdiğini görüyor, Trump'ın da farkında olduğunu farkediyoruz. 

Bizz herkesle koordinasyon yapar ama kimseden karar almayız. Bugün Cumhurbaşkanımız da ifade etti, biz her türlü adıma hazırırız. Terörle ilgili her türlü kabiliyetlere de sahibiz. Münbiç konusunda askerler tarafından atılan gerekli adımlar var. YPG'nin tamamen çekilip yerel unsurlara devretmesi gerekiyor. 

Farklı düzeylerde farklı arkadaşlarımızın önümüzdeki günlerde toplantıları olacak. 

Muhatabımız bugün, Trump'ın bugün Meksika ve orada inşa edilecek duvarla ilgili açıklama bulunacağını ifade etti, kendisini de bugün toplantıya yetişmeye çalışacağını söyledi. Trump'ın böyle önemli bir açıklama yapacağı günde Bolton, kendisinin de kameralar karşısına çıkmasının doğru olmayacağını ifade etti, biz de 'hay hay' dedik. 

Amerikalılarla görüşmemizde bir harita tampon bölge gibi konulara değinmediler. DEAŞ ile ilgili bir tampon bölge gündeme gelmedi. Cumhurbaşkanımızın New York Times'ta bugün yayımlanan makalesinde Türkiye'nin terörle mücadelede her türlü kabiliyete sahip olduğunu belirtmesi, mesajımızın gayet net olduğunu tekrar vurguladı. 

Hem sınır bütünlüğümüz hem Suriye'den çekilmede Kürt kardeşlerimizin bir zarar göreceğine dair her türlü imayı kesin bir dille reddetiğimizi bilmelerini istiyoruz. 

YORUMLAR