07.01.2019 10:58
Binali Yıldırım'dan 'İmamoğlu' açıklaması

TBMM Başkanı ve AK Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, "31 Mart seçimlerinde sonuç ne olursa olsun İstanbul kazansın istiyoruz. Ülkemiz kazansın istiyoruz." dedi.

Binali Yıldırım'ın medya mensuplarına yaptığı açıklamalardan satır başları:

Allah hakkımıza hayırlısını versin. 39 ilçede 3 arkadaşımız Maltepe, Beşiktaş, Silivri. Cumhur İttifakı içerisinde MHP'den belediye başkan adayı olarak seçimlere katılacak. 84 gün kaldı, ilçe ilçe kendimizi anlatacağız. İstanbul'u gözlerimiz açık dinleyeceğiz.

"EKREM İMAMOĞLU'NU ARADIM, TEBRİK ETTİM"

31 Mart seçimlerinde sonuç ne olursa olsun İstanbul kazansın istiyoruz. Bu bakımdan şu ana kadar İstanbul'da iki aday var biri Ekrem İmamoğlu biri de benim. Arkadaşımıza da telefon ettim, başarılar diledim tebrik ettim. Benim arzum 31 Mart yerel seçimlerinin İstanbul ölçeğinde İstanbulluların sorunlarını, beklentilerini konuşacağımız bir seçim olması. Bu seçimlerin bir genel seçim, referandum havasına dönüştürülmesi bana göre İstanbul'a yapılabilecek bir iyilik değildir. İstanbul'un konularının güme gitmesi beni çok üzer. Bu bakımdan kampanya boyunca bu alanda kalmaya devam edeceğim. Mecbur kalmadıkça bu alan dışındaki konularda çok fazla mesai harcamayacağım.

"1967'DE İSTANBUL'A GELDİĞİMDE..."

31 Mart seçimleriyle birlikte yeni bir dönem, belki bir 25 daha sürecek yeni bir dönemin kapılarını aralamayı hedefliyoruz. Yeni dönemin ilk durağı Cumhuriyet'imizin kuruluşunun 100. yılıdır. 2023 Türkiye daha önce koyduğu hedeflerle yürürken İstanbul'da biz hedeflerle beraber yürüyeceğiz. İstanbul'u siz İstanbullulara anlatmayı çok gerek görmüyorum. Ben bu şehre 1967'de geldim. Köyünden başka hiçbir yer görmemiş biri olarak bir gece yarısı bol ışıkların olduğu bir yere geldim. Harem'miş orası daha sonra öğrendim. Oradan bir yere geçtik. Büyük ev gibi. Sonra hareket etmeye başladık. Ben şaşırdım. Sonradan öğrendik o arabalı vapurmuş. Oradan Sirkeci'ye gittik. O dönem Amerikan taksileri var amcamla beraber binip Beyoğlu'na gittik ve yerleştik. Ondan sonra da Kasımpaşa Piri Reis Ortaokulu'na kaydımız yapıldı. 1967'den 2002 3 Kasım'a kadar sürekli İstanbul'da oldum. O günden bu yana İstanbul'dan hiç kopmadım. İstanbul'un bilmediğim noktası kalmamıştı. Hala o günler o dolaştığım semtler hafızamdadır. Her ne kadar büyümüş ve değişmiş olsa da yine mekan olarak çok rahat hatırlayabiliyorum ancak en son durumunu görmek için herhalde bir ay her tarafı yürüyerek dolaşmak lazım ilçe ilçe.

"İSTANBUL'UN TARİHİ 8 BİN 500 YILLIK"

İstanbul'un tarihi 2 bin 500 yıllık bilinirdi ancak biz Marmaray'ı yaparken bilinenin aksine 8 bin 500 yıllık çıktı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifadesiyle tarihimizin ve medeniyetimizin özeti İstanbul'dur. Zaten tarihimizden İstanbul'u çekip alsak geriye çok az şey kalır. Çünkü kültürümüzün, sanatımızın, mimarimizin en güzide eserleri burada. Ne diyoruz İstanbul'u Fatih Sultan Mehmet fethetti, Mimar Sinan süsledi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk kurtardı. Recep Tayyip Erdoğan da ayağa kaldırdı. İstanbul'un gelişim evrelerini böyle özetleyebiliriz. Bütün farklılıklarıyla uyum içerisinde yaşayan bir şehir İstanbul. Kıtaların birleştiği şehir. 

BİRİNCİ SORUN ULAŞIM VE TRAFİK

İstanbul'un sorunları da var. Yaşayan herkesin sorunu var. İstanbul'da sorun nedir diye sordurdum vatandaşlara. Birinci sorun ulaşım ve trafik. İstisnasız bütün ilçelerde ulaşım ve trafik en önce telaffuz edilen sorun. Bir de nüfus yoğunluğu, kalabalık tarzında bir değerlendirme var. İstanbul'da tam zamanlı olarak mesaiye başladık. 

MECLİS BAŞKANLIĞI'NDAN İSTİFA

 Hukukun olduğu yerde etik konuşulmaz. Hukuk devletinde hukuk konuşulur. TBMM Başkanlığı'ndan istifa etmem konusundaki kararımda değişiklik yok.

"İNŞALLAH MECBUR KALMAYIZ"

En önemli problem ulaşım-trafik. Büyük şehirlerde trafiği yüzde 100 çözen yok. Biz çekilebilir bir seviyeye getireceğiz. Trafik durmayacak, yürüyecek. 2006’da geniş katılımlı bir toplantı yaptık. Kısa-orta-uzun vadede çözüm yollarını raporlaştırmıştık. Rapora baktım hepsini gerçekleştirmişiz. O yıllarda mobilite 14 milyonmuş, şimdi 31 milyon. Raylı sistemde geç kalmışız. İngilizlerle birlikte başlamışız (Beyoğlu Tünel) sonra durmuşuz. Erdoğan canlandırdı. Son projelerin tamamlanmasıyla 450 kilometrenin üzerine çıkacak. Şimdi toplam ulaşımda payı yüzde 19’ken bitince yüzde 48’e çıkacak. Park önemli, aracını bırakıp raylı sistemi kullanabilecek. Bunlar için 55 milyar lazım. Doğru proje varsa para bulunur.Şehre girişlerde tek-çift plaka uygulamasına sıcak bakmıyorum. Özgürlükçü adamım, inşallah mecbur kalmayız.

YORUMLAR