12.12.2013 16:27
Arınç, 'Tutanakların bile yüzü kızardı'

Arınç, bütçe görüşmelerindeki tartışmalara ilişkin, ''Bazı kendini bilmezlerin sarf ettikleri sözler nedeniyle, meclis tutanaklarının bile yüzü kızardı" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Bazı kendini bilmezlerin sarf ettikleri sözler nedeniyle, hakaretler sebebiyle meclis tutanaklarının bile yüzü kızardı. Ama bunlar ilk defa olmuyor. Maalesef hepimizi utandıran bu hakaretleşmeler, bu kavgalar, bu küfürleşmeler, toplasanız sayısı 10 kişiyi geçmeyecek insan tarafından çıkartılıyor" dedi.
Arınç, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde, yeniden aday gösterilen Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin tanıtımı dolayısıyla düzenlenen toplantıdaki konuşmasında, geçen hafta İstanbul'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başta İstanbul olmak üzere büyükşehir belediye başkan adaylarının açıklandığı toplantıya, Batman'da Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün medya eğitim semineri programına gittiği için katılamadığını hatırlattı. Bu yüzden bugünkü toplantıya gelmek istediğini, İstanbul'da Recep Altepe'nin adaylığının açıklandığı toplantıya katılmamasıyla ilgili çeşitli söylentiler çıktığını belirten Arınç, "Bursa'da hem dedikodu hem de fısıltılarla Sayın Altepe'nin adaylığına karşı olduğum, bu sebeple de İstanbul'da adaylık toplantısında bulunmayacağım gibi gerçeklik payı olmayan belki aramızdaki arkadaşlık, dostluk hukukunu zedelemeye matuf bir takım dedikodular yapılmıştı. Sayın Altepe de o gün Batman'da olacağımı biliyordu, Sayın Başbakanımız da biliyordu" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) bütçe görüşmelerinin devam ettiğini anımsatan Arınç, dün de Başbakanlık MİT Müsteşarlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ile 10'a yakın kurumun bütçelerinin görüşüldüğünü kaydetti. Arınç, kendisine bağlı kurumların ve Sayıştay bütçesinin TBMM'ye sunulduğunu, bu sırada zaman zaman tartışmalar yaşandığını hatırlatarak, şunları söyledi: "Tabii burada hiç görmek istemediğimiz şey, bazı kendini bilmezlerin sarf ettikleri sözler nedeniyle, hakaretler sebebiyle meclis tutanaklarının bile yüzü kızardı. Ama bunlar ilk defa olmuyor. Maalesef hepimizi utandıran bu hakaretleşmeler, bu kavgalar, bu küfürleşmeler toplasanız sayısı 10 kişiyi geçmeyecek insan tarafından çıkartılıyor ve bu yüzden meclis televizyonundan da maalesef yayınlandığı için herkesin dikkatini çekebiliyor. Böyle sinirlerin gerildiği bir kavga ortamının sürekli yaşanabilecek olması inanın hepimizi üzüyor. Bunlar inanınız hepimizin görmek istemediği manzaralar. 20 Aralık'a kadar bütçe görüşmeleri devam edecek. 11 gün sonunda da inşallah 2014 yılı mali bütçesi kabul edilmiş olacak ve ocaktan itibaren de yürürlüğe girecek."  Büyükşehir yasasında çok tartışmalar yaşandığını, muhalefetin buna karşı çıktığını, oy kullanmadığını, engellemeye çalıştığını hatta bununla yerel yönetimlere demokratik özerklik verileceğini söyleyenlerin dahi çıktığını ifade eden Arınç, şunları söyledi: "Aslında yerel yönetimlerde özerklikler şartı var. Bazı sakıncalarla, çekincelerle demek daha doğru, kabul de etmişiz. O çekinceler de kısa zamanda kalkacak. Çünkü zaten yaptığımız yasal düzenlemelerle 'yerel yönetimler özerklik' şartını çok büyük ölçüde yerine getirmişiz. Şimdi biz büyükşehirlerin hizmet ve yönetim bakımından ve plan bütünlüğü bakımından daha faydalı, daha iyi olduğunu düşündük, ısrar ettik. Buna rağmen ana muhalefet partisi, bu kanunu Anayasa Mahkemesine götürdü, 'iptal ettireceğim' dedi ve maalesef MHP ve CHP bu kanunun anayasaya aykırı olduğunu, ülkeye zarar vereceğini, Türkiye'yi böleceğini ifade etti ama çok şükür ki bunların bu yanlış düşüncelerini Anayasa Mahkemesi paylaşmadı, talepleri reddetti. Artık büyükşehir kanunu anayasa denetiminden de geçmiş oldu. Şimdi görüyoruz ki hepsi harıl harıl büyükşehirlerde karşımıza çıktı. 'Ne yapacağız, nereden aday bulacağız, kiminle yola çıkacağız, seçimleri nasıl kazanacağız' bunun telaşına düştü. O kadar büyük bir telaş içindeler ki aday çıkaramayanlar bir günde gökten zembille inivermiş adayları hemen bağırlarına basıp tek aday olarak gösterme durumuna bile düştüler. Çünkü karşıda bir AK Parti var. 'Başarılı, iyi sonuçlar alacak bunun karşısında kim durabilir, kimi aday yapacağız' bunun heyecanındalar. Bunlar doğal şeylerdir. Çünkü AK Parti dominant bir partidir. Yüzde 50 sandıktan oy almış ve bugünkü sonuçlara baktığımızda bunu biraz da artıracak gibi gözükmektedir." Arınç, ortalıkta dolaşan bütün olumsuz sözlere, propagandalara rağmen AK Parti'nin milletin gönlünde önemli bir yer tuttuğunu belirterek, şöyle devam etti: "Bunu söküp çıkaramıyorlar. Dolayısıyla 2009'da AK Parti'nin karşısına birleşerek çıkıp hatta muvaffak olamayanlar şimdi başka formülleri deniyorlar. Adaylar üzerinde kılı kırk yarıyorlar, daha çok oy toplamasına dikkat ediyorlar. Bu bile bizim siyasete yaptığımız önemli bir katkıdır. AK Parti'nin karşısında AK Parti'ye benzeyebilecek kişileri bulmak ve topluma bunları sunmak ihtiyacını duyuyorlarsa, bu iyi düşüncelerimizi de paylaşıyorlarsa Türkiye bundan çok şey kazanacaktır. Bizim bu seçimlerde büyükşehirlerin 30'unda da iddiamız olduğunu herkes biliyor. Evet anketler bazılarında sıkı bir yarışa gireceğimizi gösteriyor. Biz de buna karşı adaylarımızı oralardan çok daha oy alabilecek kişiler üzerinden seçiyoruz. Dileriz ki partiler birleşerek AK Parti'nin karşısına çıkmak yerine kendi oylarına, kendi varlıklarını, kendi adaylarının kazanacağı ihtimalini gerçekleştirmek için daha ciddi bir çalışma yapsınlar. Yoksa inanın birisi için verdiğimiz yüzde 20, diğeri için verdiğimiz yüzde 30'luk hedeflerin çok altında kalacaklardır. Boşa kibirlenmiyor ve gururlanmıyoruz. Çünkü siyaset zor iştir, hele seçim daha zor iştir. Her seçimin sonucunu önceden kılı kırk yararak tahmin etmekte mümkün değildir." Türkiye'yi yönetilemez hale getirmeye çalışanlar bulunduğunu söyleyen Arınç, ülkede ekonomik buhran çıkarılması için iç ve dış mihrakların zaman zaman iş birliği yaptığını belirtti.

Buna karşı uyanık olmanın önemine değinen Arınç, şunları kaydetti: "Sokakları hareketlendirmeye çalışanlar olabilir hatta siyasi güçleri olmadığı için bunlardan medet uman siyasetçiler de olabilir. Halkımız bunlara itibar etmiyor. Bizim de bunlara karşı uyanık olmamız lazım. Çözüm sürecinin başarılı olmasının, Türkiye'nin kronikleşmiş sorunlarını nasıl çözebileceğine ve Türkiye'de yeniden bir kardeş kucaklaşmasına yol açıp topyekun kalkınmayı nasıl etkileyeceğimize hepimiz inanıyoruz. Aşırı ırkçı söylemlerin ülkeye faydası yok. İki taraf için de bunu söylüyorum. Etnik kimlik üzerinden siyaset yapanlar, bu ülkeye zarar veriyor. Aslında kendi partilerine de zarar veriyor. Biz birleştiriciyiz, bütünleştiriciyiz." Arınç, siyasette işi, yetkisi, görevi neyse bundan bir gram fazlasını kullanmadığına dikkati çekti. Hizipçilik yapmadığını dile getiren Arınç, "Küçük olsun, benim olsun mantığından ziyade büyük olsun, hepimizin olsun ve Türkiye bundan kazansın mantığıyla hareket ediyoruz" ifadesini kullandı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından Altepe'nin adaylığının açıklanmasından önce bu konuyla ilgili hiç konuşmadığını hatırlatan Arınç, buna rağmen birilerinin kendi adına yazıp çizmiş olabileceğini anlattı.
Bursa'da ilçe belediye başkan adaylarının açıklanmadığını anımsatan Arınç, şöyle konuştu: "Mutlaka 'Sen olacaksın', 'Bu noktada olacaksın' noktasında değilim. Bunu başka siyasetçiler yapıyorsa ben yapmıyorsam bunu benim eksikliğime verin. Bu iş böyle olursa çok daha tatlı olur. Hiçbir arkadaşımı diğerine tercih edecek noktada değilim. Sadece bana düşen; 'Adaylar konusunda görüşün nedir?' diye sorulursa görüşümü söylemektir. Bursa'da AK Parti'ye teveccüh son derece fazla. Benim ölçüm, bu memlekette yaşayan herkesin AK Parti'ye kazandıracakları, onların temsil edilmesi, onların dışlanmamasıdır. Bursa gibi bir il görmedim. Herkes AK Parti'ye oy vermek istiyor. Biz almasını bilelim. Almasını bilirsek Allah'ın izniyle bu şehirde yüzde 60'ları bulacağımıza herkes inansın. Bursa'da böylesine bir hareket, böylesine bir insan kalitesi var. Doğru kararlar vermekte Allah bize yardım etsin."

YORUMLAR