21.12.2013 16:46
Arınç, 'Hesabı olan hesabını verecek'

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul merkezli operasyona ilişkin, "Alnımız açıktır, başımız diktir, hesabı olan da hesabını verecektir" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı'nı ziyaret etti. Vakfın Başkanı Fatih Erbakan ve yönetim kurulu üyeleriyle bir süre görüşen Arınç, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Samsun ve Ordu'daki açıklamalarını hatırlatarak, İstanbul merkezli operasyona ilişkin sorusu üzerine Arınç, bunun her dakika, her an konuşulacak bir konu olmadığını belirtti. Arınç, Türkiye siyasetinde siyasetçilerin zaman zaman bu tür suçlamalarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Siyasetçiler veya onların yakınları bunlar başbakan olur, bakan olur, il başkanı olur, milletvekili olur, yani bu sıfatı taşıyan insanlarla ilgili olarak tarihin her döneminde, yakın tarihimizin uzak tarihimizin her döneminde suçlamalar ithamlar yapılmıştır. Bunların bir kısmı doğru çıkmıştır, bir kısmı yalan çıkmıştır" dedi.
Şuanda bir takım bakanlar ve bakanların çocuklarıyla ilgili bir suçlama, bir itham bulunduğunu aktaran Bülent Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Bu konuda bizim söyleyebileceğimiz tek şey şudur; yargı önünde bu iddia ve ithamlar araştırılmalı ve bunların sonucuna göre karar verilmelidir. Özellikle yolsuzluk gibi herkesin nefretle andığı bir suçlama karşısında Türkiye'de herkesin aynı duyarlılığı gösterdiğini de biliyoruz. Bunun için tek tek isim saymaya gerek yok. Kim suçlama karşısında kendini savunacaksa mevcut deliller karşısında yargı bir karar verecekse, buna saygılı olunmalıdır. Bu suçlamaları peşinen doğru kabul ederek, bir yargısız infaz yapmak, bir linç girişiminde bulunmak da fevkalade yanlıştır. Bunu söylemek istiyoruz.

Muhterem Erbakan Hocamızla ilgili olarak da geçmişte bazı suçlamalar yapılmıştır, hatta davalar açılmıştır. Ama o yargı kararlarının biz ne kadar yüz karası olduğunu bilen insanlarız. Dolayısıyla hayatında bu tür içinde hiç bir şekilde bulunmamış bulunması da mümkün olmayan aklen ve mantıken değerli siyasetçilerimiz de zaman zaman ithamlar karşısında kendilerini savunmak zorunda kalmışlardır. İlahi adalet, elbette tecelli eder ama bugünkü yargı önünde de mevcut iddia ve ithamların ne kadar geçerli olduğunu ancak bir mahkeme kararıyla görebileceğiz. Dolayısıyla şimdiden herkesi suçlu kabul etmek, hatta bunun daha ötesinde farklı ithamlarda bulunmak, bunun için gayri meşru birtakım yolları kullanmaya tevessül etmek çirkin olan budur. Alnımız açıktır, başımız diktir, hesabı olan da hesabını verecektir."

YORUMLAR