06.12.2018 17:04
"TSK'daki başörtüsü serbestisi iptal edilsin" demişlerdi... Danıştay reddetti

Danıştay 2. Dairesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) kadınların başörtüsü takmasına imkan sağlayan düzenlemenin durdurulması talebini reddetti.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından Şubat 2017 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliği’nde yapılan düzenlemeyle TSK bünyesinde çalışan kadın kadın personelin başörtü takabilmelerine imkan tanınmıştı. Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) ise TSK bünyesinde çalışan kadın personelin başörtüsü takmasını istemeyerek, TSK'da çalışan kadınların başörtüsü takmasına imkan veren düzenlemenin iptali için Danıştay’a dava açmıştı. Danıştay 2. Dairesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) kadınların başörtüsü takmasına imkan sağlayan düzenlemenin durdurulması talebini reddetti. 

Müzakereler sonucunda talep, 1’e karşı 4 üyenin oyu ile reddedildi. Kararda, “Uyuşmazlığın niteliğine ve davanın durumuna göre, olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 6352 sayılı Yasa ile değiştirilen 2, fıkrasında sayılan koşullar (telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları) gerçekleşmemiş olduğundan yürütmenin durdurulması isteminin reddine oyçokluğu ile karar verildi” ifadelerine yer verildi. 

Daire daha sonra iptal taleine dair Milli Savunma Bakanlığı ve Danıştay Başsavcılığı’ndan görüş istedi. Milli Savunma Bakanlığı düzenlemenin dini inanç ve ibadet hürriyetini güvence altına alarak, kadın personele istemesi halinde belirli şekil ve şartlar altında başını kapatma özgürlüğü tanındığı açıklandı. Danıştay Savcısı ise “İdarenin düzenleme alanının kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararıyla sınırlı bulunması, kamu hizmetinin ana ilkelerinden olan tarafsızlık ilkesinin idarece öncelikle gözetilmesinin gerekmesi nedeniyle, kamu hizmetini yürütmekle yükümlü bulunan ve bu statüye girerken belirli ilkelere uymayı kabul eden kamu görevlilerinin, din ve vicdan hürriyetinden bahisle dinsel mensubiyetlerini öne çıkarmalarına olanak sağlayacak şekilde kural getirilmesi, Anayasanın 2. maddesinde yer alan 'laiklik ilkesi' varlığını korudukça, hukuken kabul edilemez. Din ve vicdan özgürlüğü bağlamında kamu personelinin dinsel aidiyetini göstermesine imkan tanınmasının; kamu görevini yerine getirirken ne kadar tarafsız davranırsa davransın, hizmetten yararlanan kişilerde şüpheye yol açabileceği ve bundan da kamu hizmetinin zarar göreceği açıktır.” ifadelerini kullandı.

Daire’nin, kadınların başörtüsü takmasına imkan sağlayan düzenlemenin durdurulması talebine ilişkin esas kararını ise önümüzdeki günlerde vermesi bekleniyor. 

 

YORUMLAR