23.11.2014 10:10
Cumhurbaşkanı Erdoğan çözümde '3 .göze' karşı: Kendi göbeğimizi kesmeliyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir ve Ekvator Ginesi'ni kapsayan üç günlük Afrika temaslarından memnun ayrıldı.

“Üçüncü, dördüncü göz ne olursa olsun… Bunları daha önce yaşadık. Nasıl tecelli ettiğini gördük. Oslo'da mesela. Bu işi, bu vatanın evlatları kendi arasında çözmeli.”  “Devlet teröriste taviz vermez. Ama bazı kurumlar görüşmelerle süreci yumuşatır mı yumuşatmaz mı ona bakmak lazım. Biz bu tür çalışmaları yaptırdık. Faydasını da gördük.” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cezayir ve Ekvator Ginesi'ni kapsayan üç günlük Afrika temaslarından memnun ayrıldı. Dönüş yolunda gazetecilerin paralel yapıyla mücadeleden çözüm sürecine, Suriye meselesinden Papa'nın Türkiye ziyaretine kadar birçok konudaki sorularını cevaplayan Erdoğan'ın değerlendirmeleri özetle şöyle:
Ebola nedeniyle 'Ekvator Ginesi ziyaretini iptal edin' teklifi geldi mi?
Bazı şeyler geldi ama evet diyemezdik. Nitekim zirveyi Malabo'da gerçekleştirmemizden dolayı Afrika ülkeleri çok memnun oldu.
'Mescid-i Aksa'ya saldırı Türkiye'ye yapılmıştır' demiştiniz. Gündeme geldi mi?
Tüm İslam ülkeleri bu hassasiyeti taşıyor. ABD Başkan Yardımcısı Biden Türkiye'de.  ABD müttefikliğin gereğini yerine getiriyor mu? 
Tümüyle getiriyor diyemem. Çünkü ittifakımız rejim hedefli olmalıydı. Suriye'de uçuşa yasak bölge, güvenli bölge ve eğit-donat… Bir müttefikten konuştuğumuz konuda dayanışmayı göremediğimiz zaman üzülürüz. Türkiye, bu bölgede ABD'nin en güçlü dayanışma içinde olabileceği ülkedir. 
Kobani'nin ardından Afrin'i konuşuyoruz…
Neden sadece Kobani'yi konuşuyoruz da Halep'i hiç konuşmuyoruz. Halep çok daha stratejik. 1 milyon 200 bin insan yaşıyor. Rejim orayı vurdu, Kobani'yi vurmadı. Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge, eğit-donatın lafını değil uygulamasını yapmak lazım. ÖSO komutanının kaçtığına dair bana gelen bilgi yok. Sıkıntılar var, ama rejim Halep'i tamamıyla ele geçirmiş diye bir şey yok. Halep'in düşmesine seyirci kalınmamalı.
Çözüm sürecinde silah bırakma net şekilde konuşulmaya başlandı. Gelinen nokta nedir? 
Sürecin tarafları var. Siz el uzatıyorsunuz ama karşı taraf aynı şekilde mukabelede bulunmuyorsa sonuç alamazsınız. Benim dönemimden beri iktidar hep el uzattı maalesef yumruk gördü. Temenni ederiz ki bu artık ortadan kalkar, silahsızlanma gerçekleşir. 
Öcalan için 5 kişilik sekretarya kurulacağı söyleniyor. Bunu 'devletle müzakereye geçiyoruz' diye sunuyorlar?
Müzakere kelimesini kullanmak yanlış olur. Hükümet, benim başbakanlığım dönemimde, yapılması gerekenlerin çoğunu yaptı. 
Akil insanlardan da sekreterya fikrini savunanlar var.
Herkes inancına göre söyleyebilir. Ama canı yanan tabii onlar değil. İçlerinde bir kaç tane canı yanan var, bilmiyorum. 50 bine yakın şehidimizin ailesinin canı yanmış. Onların ne dediği de önemli. Keza Diyarbakırlı anneler var… Akil insanlar bu dönemde bir de gidip bu insanlarla konuşmalı.
ABD'nin sürece üçüncü göz olarak katılması öneriliyor, ne diyorsunuz?
Amerika ya da başkası. Bunları daha önce de değişik yerlerde yaşadık. Oslo'da mesela. Üçüncü , dördüncü göz... Bunların nasıl tecelli ettiği ortaya çıktı. Bu işi vatan evlatları kendi arasında çözmeli. Artık kendi göbeğimizi kendimiz kesmeliyiz.
Terör örgütüne silah bıraktırmak kolay değil. Verilebilecek tavizlere devlet hazır mı?
Devlet teröriste taviz vermez. İki kere iki dört. Ama bazı kurumlar görüşmelerle süreci yumuşatır mı yumuşatmaz mı ona bakmak lazım. Biz bulunduğumuz dönemde bu tür çalışmaları yaptırdık. Faydasını da gördük. 
Dersim tartışmaları yeniden alevlendi…
Devlet adına, Başbakan olarak açıklamamızı yaptık. Anamuhalefetin iktidarı suçlu göstermesi anlaşılır şey değil. Tek parti, olayın başlıca sorumlusudur. Sayın Başbakan'ın Tunceli ziyareti isabetli bir karar.
Kılıçdaroğlu, MİT'i suçladı?
Vehimlerle siyaset yapılmaz. MİT'in şu veya bu partiyi bölmek gibi işi olmamıştır, olamaz da. MİT, iktidar da dahil, herhangi bir parti için çalışmaz. Zan altına bırakacak açıklamalardan kaçınmak lazım.

İLK HEDEF OKULLAR…

MGK'nın paralel kararı uluslararası boyut için

“Afrika'daki çağrıma geri dönüşler olumlu oldu. 'Sizin ülkeniz için tehdit olan bizim için de tehdittir' 
diyorlar.”
Afrika ülkelerine paralel yapıyla ilgili uyarıda bulundunuz. Nasıl bir geri dönüş aldınız? 
Geri dönüşler olumlu oldu. Şu ana kadar anlattıklarımıza itiraz eden lider görmedim. Hatta tam tersine, 'sizin ülkeniz için tehdit olan bizim için de tehdittir' diyorlar. Ama alternatifleri çoğaltmamız lazım. Bu da ağırlıklı olarak eğitimle ilgili. Bu sistemlere girecek kadroları artırmamız lazım. Başbakanlığım döneminde talimatı vermiştim. Milli Eğitim bazı modeller üzerinde çalışıyor. İnşallah oradaki okullarda bu işi başlatacağız. 
Bu uyarıya neden ihtiyaç hissettiniz?
Bu mücadele başladı, kararlılıkla devam edecek. Yarıda kesersek bedelini milletçe çok ağır öderiz. Biz en ağır kararı nerede aldık?
MGK'da. Hükümetimiz de Bakanlar Kurulu kararını aldı. Bundan sonra mevzuat süratle bitirilerek adımlar atılmış olacaktır. Geri adım söz konusu değil. 
Bunun ulusal boyutu olduğu kadar uluslararası boyutu da var. MGK kararını almamızın sebebi bu işi uluslararası boyutta çözmek. Sadece yargıyla değil, yargı dışında da kararlılıkla bu işi çözmek. MGK ve Bakanlar Kurulu'nun kararları, bir kararlılığın ifadesi. Burada bir çerçeve ortaya koyduk. Bunu bütün dost ülkelerin bilmesi lazım.
Obama ile Galler'de yaptığınız görüşmede, paralel yapı için, 'somut bir şey görmemiz lazım' demişti. Böcek iddianamesi mahkemeye sunuldu. Fethullah Gülen için yeniden iade veya sınır dışı talebiniz olacak mı?
Öncelikle şu mahkeme süreci devam etsin. Neticesinde, kimi nereye kadar ilgilendiriyor bunu göreceğiz. Sonra da deport meselesi de dahil her şey net olarak ortaya çıkacak. Yargı sürecinin hızlanarak devam etmesi bizim için en ideal olanıdır. Bir de önümüzdeki yargı paketinin bitirilmesi lazımdır. Yargı paketinin bitmesiyle inanıyorum ki süreç ivme kazanacaktır.
İddianamede siyasi casusluk üzerinde duruluyor. Nereye servis edildiği konusunda gelişme var mı?
Bazı olaylar yaşadık 2013'te 2014'te… Neydi bunlar? Gezi, 17-25 Aralık, en son 6-7 Ekim olaylarıydı. Bunlar durup dururken olmuyor. Çeşitli yerlerle irtibatlı. Ben tüm bunların arkasında olabilecek kesimleri kastederek, üst akıl diye bir tabir kullanmıştım. Üst akıl, paralel yapıyı da kullanıyor. Bunlar ne yaptı? Cumhurbaşkanlığıydı, Başbakanlıktı,  Anayasa Mahkemesiydi, yargıydı, emniyetti, TSK'ydı, tüm ağlarımıza girdiler. Ulusal güvenliğimizi tehdit eden bir yapı oluşturdular.

PAPA'YA ÇAĞRI; İslamofobi'yle mücadeleye katkı verebilir
“Terörle mücadelede Papa'nın dünyadaki etkinliği inkar edilemez. Özellikle Hristiyan dünyaya vereceği mesajı önemsiyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Papa Francesco'nun Türkiye ziyareti ve Saray tartışmalarıyla ilgili mesajları ise şöyle: 
Papa Türkiye'ye gelecek. İslam ve terörün bir arada kullanılmaması yönünde bir çağrınız olacak mı?
Terörle mücadelede Papa'nın dünyadaki etkinliği inkar edilemez. Kendilerinin özellikle Hristiyan dünyaya verecekleri mesajı önemsiyorum. Özellikle Batı'daki İslamafobi olayını gündeme getirmesini, bununla mücadeleye katkı sağlamasını önemsiyoruz.
KONUTTAKİ ODA SAYISI 15-20
Yabancı basının Cumhurbaşkanlığı Sarayı konusunu sıkça gündeme getirmesi enteresan değil mi?
Ne dedikleri çok da önemli değil. Burayı “Erdoğan'ın sarayı” biçiminde nitelemeleri yanlış. Burası, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk milletinin sarayıdır. İşi iyice abartıp, konutta 150 odadan söz edenler var. Halbuki oradaki oda sayısı 15-20 civarında. 4,5 yıl İstanbul belediye başkanlığım olmuştur. Florya'daki o muhteşem köşkte oturmadım. Beylerbeyi'nde bir apartman katında yaşadım. Başbakan olduktan sonra da ben resmi konutta kalmadım. Subayevleri'ndeki bir dairede kirada yaşadım. Kimse 'bu Başbakan ne kadar mütevazı' demedi. Dolayısıyla ben konut meraklısı değilim. Konut da Cumhurbaşkanlığı Sarayı da, ihtiyaca binaen, memleketimize kalıcı bir eser bırakmak için yapılmıştır. 1000 odası var diyorlar. Olacak elbet. Biz küçük düşünmüyoruz. O ofisler, yeni teşkilat şemamızla personelimizin çalışabileceği, hizmet üretecekleri mekanlar olarak kullanılacak.
Türkiyegazetesi

YORUMLAR