27.07.2021 14:14
Covid-19 önlemleri gündemde: Sosyal hayattan tecrit ve aşı zorunluluğu

Covid-19 vakalarında artış her geçen gün devam ediyor. Diğer taraftan 23 milyon kişinin 1. dozu ve 17 milyon kişinin 2. dozu vurulmamış olması, 4. dalganın habercisi olarak değerlendiriliyor. Kapanmaların yüksek ekonomik maliyeti sebebiyle aşı olmayanların sosyal hayattan tecrit edilmesi veya aşının zorunlu olması masada.

Günlük vakaların 17 bine yaklaşması, yine Covid-19’u Türkiye gündeminin birinci sırasına oturttu. 1. doz aşıyı olmayanların sayısının 23 milyon, 2. doz aşıyı olmayanların sayısının 17 milyon, 3. doz aşıyı olmayanların sayısının 19 milyona yaklaşması 4. dalga riskini arttırıyor. Özellikle kapanmaların ekonomik maliyeti nedeniyle aşı olmayanların sosyal hayattan tecrit edilmesi veya aşının zorunlu kılınması gündemde.

SOSYAL HAYATTAN TECRİT MASADA

TGRT Haber’e Ankara gündemini değerlendiren TGRT Ankara Haber Müdürü Ahmet Sözcan, Covid-19 vakalarda artışın hızla ilerlemesinin ve sonbaharda 4. dalga ihtimalinin bazı kısıtlamaları gündeme getirdiğini söyledi. ABD ve AB ülkelerindeki kısıtlamalar gibi bazı bölgelere yönelik kısıtlamaların gelebileceğini kaydeden Ahmet Sözcan, “Avrupa’da ve ABD’de bazı bölgelerde kısıtlamalar zaman zaman uygulanıyor. Kısıtlamalar sosyal hayatın kısıtlanması şeklinde gerçekleşiyor. Sinema, konser ve tiyatro salonlarına, AVM’lere girmeme, toplu taşıma araçlarından 2. doz aşı olmayanların yararlanamaması şeklinde kısıtlamalar yapılabilir. Sosyal hayattan bir nevi tecrit edilmesi gibi yaptırımlar masada” dedi

İKİNCİ DOZU OLMAYANLAR DA RİSK

Covid-19 aşısı ile ilgili son rakamları da değerlendiren Ahmet Sözcan, “Yaklaşık 23 milyon kişi aşı olmadı. Diğer taraftan ikinci dozu olmayanların sayısı yaklaşık 17 milyon. Bu da ayrı bir risk oluşturuyor. Çift doz aşı olup 3. Aşıyı olmayanları sayısı da 19 milyon civarında. Açıkçası rakamlara bakılırsa sonbahardaki tablo pek parlak gözükmüyor. Aşı tedarikinde bir sıkıntı yok. Ancak aşıya karşı toplumda bir direnç var” diye konuştu. Toplumdaki aşıya karşı direncin kırılması için bazı çalışmaların gündemde olduğunu kaydeden Sözcan, “Aşı kartı ya da Hayat Eve Sığar uygulamasıyla mekanlara girebileceğimiz söyleniyor. Elbette bunlar üzerine mutabık kalınmış değil. Bilim Kurulu tarafından değerlendirilip nihai karar kabine toplantısında verilecektir” diye belirtti.

KİŞİLER AŞIYA ZORLANABİLİR Mİ?

Ahmet Sözcan aşıyla ilgili yasal düzenlemelerin de tartışıldığına dikkat çekerek “Bu konuda iki görüş mevcut. Birincisi vücut bütünlüğü kişinin özgür iradesiyle müdahale edilebileceği bir alandır, düşüncesi. Diğer görüş ise bazı yasal değişikliklerin genelge ve yönetmeliklerle yapılabileceği yönünde” diye belirtti.

YORUMLAR