06.08.2014 17:45
Uygurlardan Türkiye'ye teşekkür

Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Tümtürk, "Doğu Türkistanlıların sahipsiz olmadığı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Doğu Türkistanlıların hamisi ve sahibi olduğu tescillenmiştir. Bu manada devletimize, hükümetimize müteşekkiriz" dedi.

Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk, Doğu Türkistan davasına sahip çıktığı ve Uygurları sahipsiz bırakmadığı için Türkiye'ye teşekkür ederken, Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'na Uygur lider Rabia Kadir'e ilişkin sözleri nedeniyle tepki gösterdi. Tümtürk, "Hangi katliamda Doğu Türkistanlıların yanında yer aldınız ki bugün Rabia Hanım meselesini Türkiye'de gündeme getiriyorsunuz ve cumhurbaşkanlığı seçimi arefesinde iç politikaya malzeme ediyorsunuz" dedi. Dünya Uygur Kongresi Genel Başkan Yardımcılığı ve Türkiye Doğu Türkistan Kültür-Dayanışma Derneği Genel Başkanlığı görevlerini yürüten Seyit Tümtürk, Sincan Uygur Özerk Bölgesi olarak da bilinen Doğu Türkistan'da son dönemde yaşanan ve çok sayıda Uygur Türkünün hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan gelişmelere ilişkin Anadolu Ajansı muhabirine değerlendirmede bulundu.


Doğu Türkistan'da yaşanan olayların, Çin yönetiminin ramazan oruç tutulmasını yasaklamasıyla ve Çin güvenlik güçlerinin Uygur kadınlarının ibadet ettikleri mekana baskın düzenleyerek 30'a yakınını öldürmesi sonrasında tırmandığını ifade eden Tümtürk, "Çin yönetiminin baskıcı tutumunu eleştirerek, Müslümanların yaşadığı coğrafyada orucun yasaklanması gibi bir uygulamanın dünyada eşi ve benzeri olmadığını" söyledi.

"Çin yönetiminin ramazan orucunu yasaklayarak Doğu Türkistanlıları tahrik ettiği" görüşünü dile getiren Tümtürk şöyle devam etti:

"Doğu Türkistanlılar bütün bu tahrike rağmen itidal, sabır ve sükunetle ramazanın barış içinde geçmesi için bütün o ağır şartlara, cezai müeyyidelere rağmen oruç ibadetini yerini getirebilenler yerine getirdi ve adeta dört gözle ramazan bayramını beklediler ancak arefe günü Çin ikinci provokasyonunu sergiledi. Kaşgar iline bağlı Yarkent ilçesinin İlişku bölgesinde hanımlar toplu halde ibadetlerini yerine getirdikleri bir mekanda Çin askerleri operasyon düzenleyerek 'izinsiz dini ibadet gerçekleştirildi' ya da 'kanunsuz dini vecibeler yerine getirildi' bahanesi ile orada bir operasyon yaptı ve 30'a yakın Müslüman Doğu Türkistanlı kadını şehit etti. Bu ikinci operasyon maalesef yine itidal ve sabırla geçiştirilemedi çünkü bu artık bıçağın kemiğe dayandığı ve artık Doğu Türkistan Müslümanlarının patlama noktasında infialle karşılık verdikleri bir durumdu."

"Yarkent ilçesine bağlı üç köyde, halkın Çin'in katliamlarını durdurmak ve ibadetlerini özgürçe yapabilmek maksadıyla sokağa dökülerek demokratik tepkisini ortaya koyduğunu" ifade eden Tümtürk, "Çin, protesto eylemi yapan bu halkı 'terör faaliyeti gerçekleştirdiler' ve 'devlete karşı isyan ettiler' bahanesiyle masum sivil halka kurşun yağdırarak yüzlerce Doğu Türkistanlı sivili katletti. Bayramın birinci günü Doğu Türkistanlılar adeta bayramı bir cehennem havasında yaşadılar. Çin yönetimi, Doğu Türkistanlılara bayramı zehir etti" diye konuştu.

- "Bölgede sıkıyönetim ilan edildi"

"Bölgede tam bir sansür ve sıkı yönetim ilan edildiği için" katliamlarda hayatını kaybedenlerle ilgili net bir sayı söyleyemediklerini belirten Tümtürk, "ancak haber alabildikleri kadarıyla hayatının kaybeden Uygur sayısının binlerle ifade edildiğini" söyledi.

Çin'in bu tutumunu şiddetle kınadıklarını dile getiren Tümtürk, "Bölgede sıkıyönetim ilan edildi, giriş-çıkış yasak, cep telefonu, internet ve sosyal iletişim araçlarının tamamı şu anda bloke edilmiş durumda. Fakat bilgi kırıntıları, sızan bilgiler bize orada hala operasyonların devam ettiğini haber veriyor. Biz o bölgeye derhal bağımsız gözlemcilerin gönderilerek katliamın boyutunun açıklanması ve orada bağımsız gözlemcilerin araştırma yapmasına imkan tanınmasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığı tarafından da benzer yönde açıklama yapıldığını hatırlatan Tümtürk, Türkiye'nin bölgedeki gelişmelerle ilgili endişesini açıklamasının ve şeffaf bir araştırma yapılarak sorumlularının derhal bağımsız yargı önüne çıkarılması talebini de memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

- "Doğu Türkistan sahipsiz değil açıklaması yüreklere su serpti"

"Doğu Türkistan meselesinin Türkiye'nin milli ve manevi sorumluluğunda olduğunu beyan etmesi bizleri kısmen rahatlatmıştır" ifadesini kullanan Tümtürk, "Doğu Türkistanlıların sahipsiz olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti devletinin Doğu Türkistanlıların hamisi ve sahibi olduğunu tescillemiştir. Bu manada devletimize hükümetimize müteşekkiriz" diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un, "Çin hükumetinin Doğu Türkistan'daki uygulamalarını nefretle, lanetle kınıyoruz. Bütün Türkiye'yi, İslam coğrafyasını, Türk dünyasını bu vahşeti kınamaya, buna karşı dünya ülkelerini tedbir almaya davet ediyoruz" şeklindeki açıklamasının gönüllerine su serptiğini ifade eden Tümtürk, hükümet adına yapılan bu açıklamanın Doğu Türkistan'da da sevinçle karşılandığını belirtti. Tümtürk, "Umut ederiz ki, Türkiye'nin bu tavrı ve açıklaması, Türk dünyasına, İslam dünyasına, Batı ülkelerine, BM'ye, Avrupa Parlamentosu'na ve İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) örnek olur" şeklinde konuştu.

- "İİT Genel Sekreterliği görevindeyken Doğu Türkistan'la ilgili ne yaptınız?"

Cumhurbaşkanı adaylarından eski İİT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Uygur lider Rabia Kadir'le ilgili sorularını memnuniyetle karşıladıklarının ancak Doğu Türkistan meselesinin iç politikaya malzeme edilmemesi gerektiğini söyleyen Tümtürk şunları kaydetti:

"Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu beyefendi Doğu Türkistan davasını çok iyi bilen bir profesör, bir bilim adamı olarak İİT'de 5 yıl Genel Sekreterlik yaptı. Ben şunu sormak istiyorum; Genel Sekreterlik yaptığınız süre içerisinde Doğu Türkistan'la ilgili ne yaptınız? 5 Temmuz 2009'da bir katliam yapıldı. Bu katliamda İİT'yi harekete geçirdiniz mi? Çin'le ilgili tek bir kınama metni yayımladınız mı? Hangi katliamda Doğu Türkistanlıların yanında yer aldınız ki bugün Rabia Hanım meselesini Türkiye'de gündeme getiriyorsunuz ve cumhurbaşkanlığı seçimi arefesinde iç politikaya malzeme ediyorsunuz?

Doğu Türkistan davasına destek veren herkesin insaf, vicdan ve adalet ölçüsünde samimi olmalarını talep ediyorum. Doğu Türkistan davası Türk milletinin ortak meselesidir. Nasıl Kıbrıs meselesi Türk milletinin milli bir meselesiyse (Doğu Türkistan Mese de) öyle algılanması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti devleti imkanlar nispetinde Doğu Türkistan davasına sahip çıkmıştır. Biz buradan yetkililere teşekkür etmek istiyoruz. Ama yeterli midir? Hayır. Doğu Türkistan davası, hak ettiği ölçüde oradaki insanların iradesi tecelli edene kadar Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti, Doğu Türkistan davasındaki sorumluluğunu yerine getirecektir. Bu beklentimiz artarak devam etmektedir."

Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, pazartesi günü Ankara'daki konuşmasında Rabia işareti yapmış ve "Bu işaret ne işareti? Rabia işareti. Hangi Rabia? Mısır'daki Rabia. Peki Doğu Türkistan'daki Rabia, Rabia değil mi? Rabia Kadir, Doğu Türkistanlıların lideri. Niye buraya gelemiyor? Bunu sorduk? Bunun cevabını alamadık hala. Bıraksınlar şiiri, edebiyatı" diye konuşmuştu.

YORUMLAR