02.02.2015 12:00
Mısırlı muhaliflerden Sisi'ye baskı talebi

Mısırlı muhalifler, ABD'den Mısır'da Sisi yönetiminin işlediği insan hakları ihlallerine karşı daha fazla ses çıkarmalarını ve baskı yapmalarını istedi.

Washington'ı ziyaret eden Mısırlı muhalifler, Amerikalı yetkililerden Mısır'da Sisi yönetiminin işlediği insan hakları ihlallerine karşı daha fazla ses çıkarmalarını ve baskı yapmalarını istedi. Aralarında Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) üyelerinin de bulunduğu Mısırlı muhalifler, Washington'da Beyaz Saray, Dışişleri Bakanlığı, Kongre ve düşünce kuruluşlarında temaslarda bulundu. 
Hürriyet ve Adalet Partisi milletvekili Abdulmevcud Derdiri, AA muhabirine yaptığı açıklamada Müslüman Kardeşler'in "yaptıkları hatalardan ders aldığını" belirterek, "polis, ordu ve adalet sisteminde reforma gideceğiz. Bunun için de diğer siyasi güçlerle birlikte çalışacağız. Türkiye’nin deneyimlerine büyük saygı duyuyoruz. Arap dünyasına model olarak sadece Türkiye'de değil, Mısır’da da demokrasinin, gidilmesi gereken yol olduğunu kanıtlayabiliriz" dedi. 

Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi döneminde parlamentonun Dış İlişkiler Komitesi'nin başkanlığını da yapan Derdiri, Mısır kökenli Amerikalılar tarafından Washington'a davet edildiklerini belirterek, 2013'teki darbenin ardından Mısır'da yaşanan acılar, rejimin baskısı ve insan hakları ihlalleri konusunda Amerikan yönetimi, Kongre ve düşünce kuruluşlarını aydınlatmak için ziyarette bulunduklarını söyledi.
Washington'daki görüşmelerinde "Mısır’daki rejimin sürdürülebilir olmadığını” göstermek istediklerini belirten Derdiri, "Mısır'daki istikrar, ABD için önem taşıyor. Mısır, polis devletine, korku yönetimine dönüşüyor. İstikrar, baskılar, insan hakları ihlalleri altında mümkün değildir. Hapishanelerde 41 binden fazla siyasi mahkum var. İstikrar, Kahire'nin veya diğer kentlerin caddelerinde Mısırlıların öldürülmesiyle gelemez. Siyasi özgürlükler olmadan, insan hakları korunmadan, toplanma, konuşma, dernek kurma özgürlüğü sağlanmadan istikrar olamaz. Tüm bunlar, ordunun darbesinden bu yana ülkede mevcut değil" diye konuştu.
Görüşmelerde bazı Amerikalı yetkililer ve Kongre üyelerinin de kendileriyle aynı görüşleri ve kaygılarını paylaştığını gördüklerini vurgulayan Derdiri, ABD ve AB’nin Mısır’a yönelik politikalarını değiştirmesi gerektiğini dile getirdi.
Sisi’yi kucaklamanın, IŞİD'i kucaklamak olduğunu söyledik
Görüşmelerde Amerikalı yetkililerin "Mısır'da en üst seviyeye ulaşan ABD karşıtlığına" yönelik kaygılarını dile getirdiğini belirten Derdiri, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aslında Mısırlılar, tamamen Amerikan karşıtı değil. Mısırlılar, Amerikan yönetiminin darbeyi desteklemesinden ve kabul etmesinden hoşlanmıyor. Amerikalılara, Sisi’yi kucaklamanın IŞİD'i kucaklamakla aynı olduğunu, IŞİD terör örgütü ile Sisi'nin terörist rejimi arasında hiçbir fark olmadığını açıkça belirttik. Aralarındaki tek fark, Sisi’nin uyguladığı terörizmin çapının IŞİD’inkinden daha fazla olması. Görüşmelerimizde IŞİD’in, problemin sadece bir belirtisi olduğunu, sorunun asıl kaynağının diktatör rejimlerden, baskılardan kaynaklandığını da söyledik."
Derdiri, görüşmelerde ayrıca barışçıl devrimden yana olduklarını ve Mısırlıların, ülkedeki bütün kesimler için demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü sağlanana kadar çabalamayı bırakmayacağını anlattıklarını belirterek,  "Bu konularda büyük oranda mutabıkız. Bizden istedikleri tek şey şu oldu: Birbirimizi karşılıklı olarak daha iyi dinlememiz" dedi.
Hatalar yaptık
Derdiri, Müslüman Kardeşler’in Mısır toplumunda alternatif sosyal, siyasi bir hareket sunduğunu ve Mısır toplumunun ileriye gitmesine yardım ettiğini ifade ederek, Mısır’daki darbeden sonra Müslüman Kardeşler içinde de birçok değişimin yaşandığını söyledi.
Ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin hapiste olması nedeniyle daha çok gençlerin hakim olduğu yeni bir liderliğin ortaya çıktığını belirten Derdiri, şunları kaydetti:
"Bu, Müslüman Kardeşler'in kapsayıcı bir alternatif için çalıştığına yönelik olumlu bir sinyal. Ellerini uzatıyorlar, 'hata yaptık' diyorlar ve bunlar siyasi hatalar. Siyasi hata yapmak, kimseye onları öldürme veya hapse gönderme hakkını vermiyor. Siyasi hatalar, siyasi süreçler yoluyla düzeltilebilir. Demokrasinin kendi kendini temizleme süreci vardır, eğer siyasi sistemde yanlış yaparsanız, gelecek dönem oy alamazsınız. Müslüman Kardeşler, kapsayıcı bir toplum ve demokratik sürecin büyük önem taşıdığının anlaşılması için, demokrasinin tekrar yoluna girmesi için diğer Mısırlılarla birlikte çalışmak istiyor".
İdeolojik bağlantılarına bakılmaksızın tüm siyasi partilerin Müslüman Kardeşlerle birlikte olması halinde ülke için daha iyi alternatif oluşturabileceklerini dile getiren Derdiri, "Müslüman Kardeşler, teokrasiye de askeri yönetime de inanmıyor. Hem teokratik hem askeri devlet yapılanmasını reddediyor, demokratik alternatife inanıyor ve parlamenter sisteme inanıyor. Müslüman Kardeşler içinde daha fazla değişimin olmasını da bekliyorum çünkü, sadece liderler değil üyeler bazında da bu konularda birçok tartışmalar yürütülüyor" dedi.
Hatalardan ders aldık, Türk modeli örneğimiz
Derdiri, Mısır’da daha güçlü bir şekilde yeniden iktidara geleceklerine inandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yaptığımız hatalardan ders aldık. Orduya gereğinden fazla güvendik. Şimdi tüm kurumlarda gerçek değişimi talep ediyoruz. Polis, ordu ve adalet sisteminde reforma gideceğiz. Bunun için de yalnız çalışmayacağız, diğer siyasi güçlerle birlikte çalışacağız. Türkiye’nin deneyimlerine büyük saygıyla bakıyoruz. Türkiye’nin gittiğine benzer bir yöne gitmeyi umuyoruz, böylece Arap dünyasına model olarak sadece Türkiye'de değil, Mısır’da da demokrasinin gidilmesi gereken yol olduğunu kanıtlayabiliriz".
Mısır'daki olaylarla ilgili tutumundan dolayı Türk hükümetine teşekkürlerini ileten Derdiri, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve hükümet, darbeye karşı durdu, çünkü onlar bu deneyimi yaşadılar. Mısır'da da insanların askeri darbelerden acı çekmesini istemediler. Türk hükümeti ve cumhurbaşkanının duruşunu anlamayanlara diyeceğim şu ki bu, çok ilkeli bir duruş. Tüm dünyaya Türkiye’nin ilkelerinin arkasında duran bir ülke olduğunu gösterdiler" diye konuştu.  
Türkiye ilkeli duruş gösterdi
Türkiye'nin demokrasiye sözde bağlılık göstermediğini, demokrasiyi gerçekten desteklediğini kaydeden Derdiri, Türkiye’nin duruşunun ve Türk halkının sevgisinin, Mısırlıların Türk modelini kendileri için potansiyel örnek olarak daha fazla düşünmesine yardım edeceğini ifade ederek, “Gerçekten Türk hükümetine, Türk halkına ve demokrasilerine minnettarım” dedi.
Derdiri, AA aracılığıyla uluslararası topluma Mısır’da yaşananlara sessiz kalmaması çağrısında bulundu.
ABD’den seçimlere gözlemci göndermemesini istedik
Aralarında İhvan liderlerinin de bulunduğu farklı siyasi akımlara mensup kişiler tarafından kurulan Mısır Devrim Konseyi Başkanı Maha Azzam da Mısır’da yaşananların, Washington’a çoğunlukla tek taraflı yansıtıldığını ifade ederek, "Buraya diyalog kurmaya ve hikayenin bizim tarafımızın da görüldüğünden, hikalenin demokrasimize, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne bağlılığımızı gösteren diğer yüzünün de bilindiğinden emin olmak için geldik. Bunu da ifade edebildiğimizi umuyorum” dedi.
Amerikalı yetkilileri Mısır'daki gidişatın ülkeyi demokrasiye götürmediğini ve parlamento seçimlerinin de "rejimi meşrulaştırmak için yapılacak yapay bir seçim" olduğunu anlattıklarını belirten Azzam, "ABD’den seçimlere gözlemci göndermemesi istedik" ifadesini kullandı. Azzam, Amerikalı bazı yetkililerin "Mısır’daki mevcut yönetime ilişkin politikalarını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini hissettikleri izlenimi edindiklerini" söyledi.
Azzam, Amerikan yönetiminin Mısır'daki insan hakları ihlallerine karşı sesini daha fazla yükseltmesi ve askeri yardımları şarta bağlamak için daha ciddi adımlar atması gerektiğini vurgulayarak, "Amerikalı yetkililerden, 176 seçilmiş milletvekili dahil 41 binin üzerindeki siyasi mahkumun salıverilmesi için çağrısında bulunmalarını istedik. Amerikan yönetimi, bir diktatörlükle ilişkilerini normalleştirmeye devam etmemeli, kesinlikle geri adım atmalı ve demokrasiyi daha açık şekilde isteyenleri desteklemeli.  Bu hem ABD'nin hem de bölgenin de çıkarına” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin duruşunu takdir ettiklerini belirten Azzam, bu duruşun belirli bir siyasi eğilimi, belirli bir kişiyi değil, ilkelere, değerlere dayanan ve demokrasiyi destekleyen bir duruş olduğunu söyledi ve Türkiye’nin tavrının diğer ülkelere örnek olmasını umduklarını kaydetti.
Mısırlı heyet, Washington’ın ardından Florida, Seattle, California, Chicago ve Michigan'da da temaslarda bulunacak. Heyetinin, 8 Şubat’ta ABD temaslarını tamamlaması bekleniyor.

YORUMLAR