27.07.2021 17:20
Dünyanın yeni sorunu: Afgan göçü

ABD’nin Afganistan’dan çekilmeye başlamasıyla artan Afgan göçü, Türkiye başta olmak üzere pek çok ülkeyi tedirgin ediyor. Göçün toplumlar üzerinde ekonomik, sosyal, psikolojik sonuçları oluyor. İşte tüm yönleriyle dünyayı ve Türkiye’yi tedirgin eden Afgan göçü…

ABD askerlerinin Afganistan'dan çekilmeye başlaması ve Taliban güçlerinin ülkede kontrol ettiği alanları artırması nedeniyle artan Afgan göçü dalgası pek çok ülkeyi tehdit ediyor. Suriyeli göçüne sahne olan Türkiye, şimdi de Afgan göçü tehdidi altında. AB ülkeleriyse tedirgin. Özellikle İran’a sınırına komşu olan iller üzerinden Türkiye’ye giriş yapıyorlar, sonrasında insan kaçakçıları aracılığıyla farklı illere dağılıyorlar. Sorun bununla sınırlı kalmıyor. İşte tüm yönleriyle Afgan göçü trajedisi…

GÜNDE 2 BİNE YAKIN AFGAN GELİYOR

Afgan göçü, 1979'daki Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahalesinin ardından başlıyor. O dönemde Afgan göçü daha çok komşu ülkeler olan Pakistan ve İran ile sınırlı kalıyor. Ancak Afganlar, özellikle İran ve Pakistan’da siyasi baskılar ve sosyal ve ekonomik şartlardan dolayı 2006-2007'den itibaren Türkiye'ye göç etmeyi tercih etmeye başlıyor. Türkiye’ye girişler daha çok İran ile uzun sınırı olan Van, Ağrı, Iğdır, Bitlis illeri üzerinden gerçekleşiyor. Bu illere ulaşmak için günlerce aç susuz bir şekilde yürüyerek kilometrelerce yol alıyorlar. Bu illerden insan kaçakçıları aracılığıyla İstanbul, Ankara, Konya, İzmir, Bursa gibi illere gönderiliyorlar.

2020’DE 122 BİN GÖÇMEN YAKALANDI

Türkiye’nin sınırlarında düzensiz göçmenlere yönelik mücadele devam ediyor. Bu kapsamda 2016 yılında 174 bin 466, 2017 yılında 175 bin 752, 2018 yılında 268 bin 3, 2019 yılında 454 bin 662, 2020 yılında 122 bin 302 ve 2021 yılında 62 bin 687 düzensiz göçmen yakalandı. Dünya genelinde UNHCR’a kayıtlı Afgan mülteci sayısı da 2,5 milyon. 2019 yılında Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre Türkiye’ye 170 bin giriş bulunuyor. Her gün onlarca Afgan göçmen güvenlik görevlileri tarafından yakalanıyor. Sadece son 10 günden İstanbul'da kaçak göçmenlere yönelik polis ekiplerince yapılan çalışmalarda, 214'ü Afgan uyruklu 709 göçmen yakalandı. Son iki günde Gaziantep, Van ve Erzincan’da yapılan operasyonlarda 63 kaçak göçmen yakalandı.

NEREDE YAŞIYORLAR ve NE İŞ YAPIYORLAR?

Afgan göçmenler daha çok bekâr ve işsiz erkeklerden oluşuyor ancak aileler de yok değil. Aileler İran sınırından girdikten sonraki sınır illere yerleşmeyi tercih ediyor. Bekarlar ise daha çok büyük şehirlerin yolunu tutuyor. Afganlar ağırlıklı olarak sigortasız veya ucuz ücretlere çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu nedenle 15-20 kişilik evlerde yaşamayı ve böylece giderleri azaltmayı hedefliyorlar. Bu durum Afganların kötü ve sağlıksız koşullarda yaşamalarına sebebiyet veriyor. Afganların İstanbul’daki adresleri daha çok Fatih’in Kumkapı, Aksaray, Laleli, Eminönü semtleri. Afganlar şehrin en ağır işlerini en güvencesiz koşullarda yapıyorlar. Afgan göçmenler Anadolu’da daha çok çobanlık, tarım işçiliği, büyük şehirlerdeyse restoranlarda, fırınlarda, inşaatlarda, merdiven altı imalathanelerde sigortasız çalışıyorlar.

AFGAN GÖÇMENLERE SURİYE MODELİ

Afgan göçü dalgası başta AB, Ortadoğu ülkeleri ve Orta Asya ülkelerini tedirgin ediyor. Suriye savaşından dolayı milyonlarca Suriyeli sığınmacıyı barındırmak zorunda kalan başta Türkiye olmak üzere pek çok ülke, göç soruna karşı daha temkinli. Göçler kapıya dayanmadan evvel önleme politikaları yürüten AB, bunun için Kabil hükümetine ve civardaki komşu ülkelere maddi destek sağlamayı planlıyor. AB bu formülü, Suriye savaşından kaçan Suriyelilerin batıya doğru düzensiz göçünü engellemek için bulmuştu. Türkiye ile anlaşmış, Ankara'ya her sene 6 milyar euro ödemeyi kabul etmişti. Böylece AB, Afganları ya memleketlerinde ya da yasa dışı gittikleri ülkelerde kalmalarını sağlamayı amaçlıyor. AB yardımlarından ilk yararlanacak ülkeler arasında İran ve Pakistan yer alıyor. AB, 2021'de Afganistan'a yardım amacıyla toplamda 57 milyon euroluk mali destek vermişti.

ABD’DEN GÖÇÜ ÖNLEMEK İÇİN 100 MİLYON DOLAR

Afgan göçünün baş mimarı ABD, Özel Göç Vizesi (SIV) ile ülkeye göç etmek isteyen Afganlarla ilgili işbirliğine gitti. ABD Başkanı Joe Biden, Afganistan'dan ABD’ye getirilecek Afgan göçmenlerin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 100 milyon dolar tutarındaki fon talebini onayladı. Ayrıca Biden’ın, aynı ihtiyaçları karşılamak için devlet kurumları üzerinden verilecek hizmet ve sözleşmeler aracılığıyla 200 milyon doların da kullanılması için yetki verdiği aktarıldı.

ÇİRKİN SÖYLEM

Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, yeni göç dalgasıyla ilgili Avrupa Birliği'ne uyardı. Kurz, Afgan mülteciler açısından "komşu ülkelerin, Türkiye'nin ya da Afganistan'ın güvenli bölgelerinin daha doğru yer olduğunu" söyledi. Avusturya Başbakanı sığınmacıları geldikleri ülkelere geri gönderme imkanı bulunmuyorsa AB üyesi olmayan ülkelere iade etme imkanının yaratılması gerektiğini söyledi. Kurz bu söylemlerinden dolayı ırkçılıkla suçlandı ve eleştirildi.

KAYITSIZ GÖÇMENLERE DE COVİD-19 TESTİ VE TEDAVİSİ

Türkiye’de göçmenler aşı olabiliyor ve sağlık hizmetinden faydalanabiliyor. Yani Türkiye'de kayıtlı bir şekilde yaşayan herkes, belirlenen kriterlere göre sırası geldiğinde aşı olma hakkına sahip. Ancak Türkiye’de kayıtlı olmayan göçmenler de bulunuyor. Göçmenler, yaşam koşulları, ekonomik nedenler, eğitim durumu, dil bariyeri gibi nedenlerden dolayı sağlık hizmetlerine ulaşmakta zorluk çekebiliyor. Ayrıca göçmenlerin düzensizliği nedeniyle Covid-19 testi veya sağlık hizmeti alımı da zorlaşıyor. Ancak Nisan 2020'de düzensiz göçmenleri de kapsayacak şekilde herkesin koronavirüsle bağlantılı sağlık hizmetlerine ücretsiz erişiminin olduğuna dair bir Cumhurbaşkanlığı kararı çıkmıştı.

PSİKOLOJİK SORUNLAR BAŞ GÖSTERİYOR

Göçmenlerin yaşamak için verdikleri mücadele yürekleri sızlatıyor. Bazı zaman göçmenler sıcaktan, susuzluktan ölmek üzereyken bazen de doğudaki düşük sıcaklıklar nedeniyle donmak üzereyken yakalanıyor. Bazı zaman bir otobüsün bagaj kısmında, bazı zaman bir teknede, bazen samanların içinde veya bazen de yürüyerek bir yolculuğa çıkıyorlar. Bu hayat mücadelesi göçmenlerin psikolojilerini de olumsuz etkiliyor. Göçmenlerde en fazla travma, depresyon ve anksiyete gibi psikolojik rahatsızlıklar baş gösteriyor.

İNSAN KAÇAKÇILARI SOSYAL MEDYADA

İnsan kaçakçıları maddi çıkar için insanların yaşamlarıyla oynamak için teknolojinin tüm imkanlarından faydalanıyorlar. Özellikle yurt dışı sosyal medya hesaplarında, Türkiye’ye göç etme imkanları, güzergahları ve şartları anlatılıyor ve videolarla tanıtım yapılıyor.

İNSAN KAÇAKÇILIĞININ CEZASI

TCK’da göçmen kaçakçılığı suçunun cezası 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası olarak öngörülüyor. Göçmenin kötü muamele ve onur kırıcı davranışa maruz kalması durumunda göçmen kaçakçısı olarak ceza alacak kişiye 3’te ikisi oranında bu ceza artırılıyor. Göçmen kaçakçılığı örgüt içerisinde işlenirse verilen ceza yarı oranından artıyor.

YORUMLAR