04.11.2018 23:34
Puzzle gibi birleştiriliyor! Tamamlandığında ise...

Hitit medeniyetinin başkenti Hattuşa'ya ev sahipliği yapan Çorum'un Boğazkale ilçesindeki arkeolojik kazı çalışmalarında gün yüzüne çıkarılan birçok eserin parçaları, kazı evindeki laboratuvarda puzzle gibi birleştiriliyor. "Tarihi Milli Park" Hattuşa ören yerinde 1906 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi adına başlatılan kazı çalışmaları, 112 yıldır sürdürülüyor.

UNESCO'nun "Dünya kültür mirası" ve "Dünya belleği" listelerindeki tek  antik şehir unvanına sahip Hititlerin başkenti Hattuşa'daki arkeolojik kazılarda,  bilim insanları tarafından büyük bir titizlikle gün yüzüne çıkarılan eserler,  aynı hassasiyetle restore edilerek, sergilenmek üzere müzeye teslimi  sağlanıyor.

Bir asrı aşkın süredir devam eden kazılarda tarihe ışık tutacak  eserlerin parçaları, toprak altından çıkarılarak istiflendikten sonra ilçe  merkezindeki kazı evinde görev yapan akademisyen ve öğrenciler tarafından  "puzzle"ın parçaları gibi bir araya getirilerek, tek parçaya dönüştürülüyor.

Alman Arkeoloji Enstitüsü adına kazı çalışmalarını yürüten kazı  başkanı Doç. Dr. Andreas Schachner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Boğazkale  ilçesindeki Hattuşa ören yerinde 1906 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi adına  başlatılan kazı çalışmalarının 112 yıldır sürdürüldüğünü, bu yıl temmuz ayında  başlayan çalışmalarda restorasyona da ağırlık verdiklerini anlattı.

Hatuşa'nın tarihi açıdan önemli bir yerleşim yeri olduğuna, bölgede  ortaya çıkarılan eserlerin de tarihe ışık tutacak nitelikte olduğuna dikkati  çeken Schachner, gerek kazı alanında gerekse kazı evinde hummalı bir çalışma  yürüttüklerini vurguladı.

"KAZI ÇALIŞMASINDA BİR ERZAK DEPOSU BULDUK"

Kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla gün yüzüne çıkarılan parçaları  kazı evindeki laboratuvara getirdiklerini anlatan Schachner, şöyle devam etti:

"Kazı çalışmasında bir erzak deposu bulduk. Bu deponun içinde büyük  erzak küpleri tespit edildi. Bunların da bir kısmını çıkardık ve restorasyon için  kazı evine götürdük. Bunların içinde hem sıvı hem de hububat bulundurulduğunu  biliyoruz. Küplerin içindeki çıkan toprağı eleyerek yanmış buğday ve tohumları  değerlendirme şansımız oluyor. Böylece Hititlerin ne yiyip içtiğini görme  şansımız oluyor. Tüm bu işlemleri kazı evinde yapıyoruz."

Kazı ekibinde görevli restoratör Ramazan Kahraman da tarihi eserlerin  topraktan çıkarılması kadar parçalarının bir araya getirilmesinin de çok önemli  olduğunun altını çizdi.

3 BİN YILLIK KÜP PARÇALARI BİRLEŞTİRİLİYOR

Kazı alanında bulunan eser parçalarının, poşetlenerek kazı evine  getirildiğini ifade eden Kahraman, şunları kaydetti:

"Eser parçaları, kazı alanında bulununca poşetlenip bana geliyor.  Burada ilk olarak kimyasal bir madde ile eser parçalarını temizliyoruz. Daha  sonra da kimyasal maddenin arınması için suda bekletiyoruz. Sudan çıkarıp  kuruttuktan sonra da birleştirme işlemini yapıyoruz. Hattuşa'dan çıkan parçaları  bir puzzle gibi birleştiyoruz. Şu anda 3 bin yıllık olduğu tahmin edilen 16 adet  pitosu (büyük küp) birleştirmek için çalışıyoruz." diye konuştu.

 

YORUMLAR